22 Ocak 2012 Pazar

erasmus amca, bekle ben geliyorum...

Erasmus'a gideceklerin yapması gereken ilk geyik...

Sağda solda tanıdığım bir kaç güzel kişi, benden habersiz erasmusa gidiyorlarmış. teessüf ettim, fakat yine de bir kaç tavsiyede bulunayım istedim. Şimdi bu siteden alınmış http://www.blogger.com/img/blank.gif tavsiyeleri biraz düzenleyerek sizlere sunuyorum. sonra ağlamayın niye okumadım ben falan diye.

1- Gidin.(çok doğru, gidin durmayın, hatta iki dönem kalın. yazı avrupa'da geçirin.)

2- Erasmus başvuruları ve sonrasında yaşayacağınız mülakatlar, sınavlar, evrak takibi, formlar, imzalar, vize alımı gibi türlü türlü işlemler, sizi canınızdan bezdirmesin. Güneşli günler göreceksiniz. (noktası virgülüne kadar doğrudur.)

3- 'Dersleri saymayız', yok efendim 'ortalamanız şu kadar olmalı' gibisinden yıldırma teknikleriyle karşılaşabilirsiniz. Tınnn. Dönünce düşünürsünüz her şeyi.

4- Kadınsanız İtalya, İspanya, Fransa ve İngiltere gibi ülkeleri tercih edin. Cidden güzeldirler. Erkekseniz Polonya, Slovenya, İsveç, Hollanda ve Danimarka gibi daha soğukkanlı ülkeler size daha uygun. Isıtırsınız oraları. Fazla eli yüzü düzgün biri değilseniz, size ancak buralardan ekmek çıkar, hem moraliniz bozulmaz. Ama tabi ki alışkanlıklarımın dışına pek çıkmam ben derseniz, sıcak ülkeleri tercih edin.

5- “Erasmusçular Erasmusçularla takılır” kuralını aklınızda tutun.

6- Sosyal olun. “Dil dile değmeden, dil öğrenilmez” şeklindeki ünlü Erasmus atasözünü dikkate alın.

7- Erasmus, ömrünüzde başınıza sadece bir kere gelebilecek bir şeydir. Tadını çıkartın. Sınavınız iyi geçmedi mi, sunumunuz, ödeviniz yeterli değil mi? Kormayın! Hocanın yanına gidip sadece sihirli kelimeleri söyleyin: “sorry, I’m an Erasmus!” (ben yapmadım, ama siz yapın. guaranteed...:))

8- Gider gitmez Facebook’ta yaşadığınız yeri, Erasmus ile gittiğiniz yer olarak hemen değiştirin. Sanki dönünce tekrar Adanalı olmayacakmışsınız gibi davranın. Çektiğiniz her fotoğrafı çılgın gibi Facebook’ta paylaşın, gittiğiniz yerin çat pat öğrendiğiniz diliyle sık sık statülerinizi güncelleyin. İnsanları çatır çatır çatlatın. Ama kulağınız da az çınlamayacak hani.

9- Erasmus ile Hollanda’ya gitmek 3,65 olan ortalamanın dönüşte 2,65’e düşmesine sebep olabilir. Ha değer mi? Sonuna kadar...

10- Gittikten sonra sevgiliyle ilk kavga, 3. haftaya tekabül eder. 4. haftada sizi, ayrılık bekliyor. Siz hayta gibi gezerken, gezip gördüğünüzü, yediğinizi içtiğinizi anlatırken, “ee sen neler yapıyorsun?” sorusuna sıklıkla “hiiiç” cevabı verecek olan sevgili, bu duruma en fazla bir ay dayanacaktır. Hoşlandığınız kişi Erasmus’a gidecekse, o kişiyi zaten unutun.

11- Gideceğiniz ülkenin dilini öğrenmeye çalışın. Hatta gideceğiniz bölgenin ayrı bir lehçesi varsa, esas onu öğrenmeye çalışın ki, derslerde mal mal tahtaya bakıp filmlere konu olmayın.

12- Çok rica edeceğiz, döndükten sonra Türk kızları, Türk erkekleri hakkındaki müthiş tespitlerinizi kendinize saklayın. Evet, tamam çok eğlendiniz ama döndükten sonra tek mevzunuzun bu olması, arkadaşlarınızdan birinin bir gün size yangın tüpüyle saldırmasına yol açacak.

13- Erasmus’un amacı “kültür vasıtasıyla ulaşmak ve çeşitliliği kutlamaktır”. Kültür vasıtasıyla yanaşın, çeşitlilik iyidir.

14- Erasmus boyunca o şehir senin, bu şehir benim gezdiyseniz, hiç derse girmeden partiden partiye koştuysanız, döndüğünüzde uzun bir depresyon süreci sizi beklemektedir. Bilginize.

15- Dönüş tarihinizi arkadaşlarınıza haber verin, duty-free’ye uğrayın.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder